İyi etmişsin

0

Temel, Dursun’a arabasinin oykusunu anlatiyordu :

-“Bir gun otostop yapiyordum ki onumde, bu arabayla, mini etekli guzel bir bayan durdu ve beni arabasina aldi.

Bir sure gittikten sonra kadin arabayi kuytu bir koseye cekti.

Mini etegini iyice yukari cekip, dudaklarini islatti ve

“Benden ne istersen alabilirsin” dedi,

ben de arabasini aldim.”

Dursun :

-“iyi etmissin Temel, zaten mini etek sana hic yakismazdi!.”

Avcı İdris Temel’e sordu:

– “Köpeğinizi satın almak istiyorum ama sadık mıdır?”

– “Hem de fazlasıyla sadık. Size bu konuda yüzde 100 garanti verebilirim.”

– “Nasıl bu kadar emin olabilirsiniz?”

– “Şimdiye kadar 5 kere sattım. Her seferinde de geri geldi.”

Her ne doğrarsan aşına, o çıkar karşına.” (Atasözü)

Sık sık evinin kapısını çalıp birşeyler dilenen kadından bıkıp, oldukça rahatsız olan evin hanımı, bir gün yine aynı dilenci kapısını çaldığında ondan kurtulmaya karar verir. Dilenciye biraz beklemesini söyleyip mutfaktan bir ekmek alır ve ortasından yararak arasına peynir, zeytin yerleştirir. Tabii bu arada arasına haşarat öldürmede kullandığı kuvvetli zehirden dökmeyi de ihmal etmez.

Dışarıya çıkıp ekmeği dilenciye uzattığında, kadın “Allah razı olsun.” deyip evden ayrılır.

İyice acıkan kadın bir caminin avlusunda biraz önce kendisine verilen ekmeği çıkarıp tam yiyeceği esnada elini yüzünü yıkamakta olan bir askerin kendisine baktığını görür. Askerin halinden, yoldan geldiği ve yorgunluğu anlaşılmaktadır.

Dilenci, askerin bakışlarından onun aç olduğunu ve sanki “Biraz da bana ver.” Manasını çıkarmıştır. Gencin haline acıyan kadın ekmeğin hepsini askere buyur eder ve oradan uzaklaşır.

Dilenci kadının verdiği ekmeği iştahla yiyen asker, çok geçmeden acıyla kıvranmaya başlar.Bir müddet sonra camiye gelen cemaat yerde kıvranan gencin kimin nesi olduğunu sorup ögrendikten sonra alıp evine götürürler.

Evin hanımı, aylardır binbir ümitle terhisini beklediği yeni terhis olmuş oğlunu perişan vaziyette karşısında görünce çırpınmaya, dövünmeye başlar. Biraz zaman geçip de sakinleşen kadın, oğluna ne olduğunu, niçin kıvrandığını sorup öğrenmeye çalışır.

Delikanlı biraz önce cami avlusunda bir dilenci kadının kendisine ekmek verdiğini, onu yedikten sonra bu hale geldiğini söyleyince kadın ona verdiği ekmeği hatırlar ve başından aşağıya kaynar sular dökülür.

“Ben ne yaptım?” diye dövünmeye başlar ama iş işten geçmiştir. Arslan gibi delikanlı oracıkta hayata gözlerini yumar.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here