Lutfansa Uçakları

0

Bir kadın evlilik yaşına gelmiş üç kızını da evlendirir. Ertesi gün gerdek gecelerinin nasıl geçtiğini merak eder. Bu merakını yenmek için önce büyük kızını arar ve sorar;

– ”Nasıldı kızım?”.

– ”Anneciğim, More sigarası gibiydi”.

Annesi bir şey anlamaz ve hemen More sigara fabrikasını arayarak, ürettikleri sigaranın özelliklerini sorar. Görevli, bu sigaraların en önemli özelliğinin ince ve uzun olduğunu söyler.

Birkaç saat sonra da ortanca kızını arar ve aynı soruyu sorar;

– ”Nasıldı kızım?”.

– ”Anneciğim, Fruko gazozu şişesi gibiydi”.

Annesi gene bir şey anlamaz ve hemen gazoz fabrikasını arayarak, gazoz şişelerinin özelliğini sorar. Görevli, bu şişelerin ağız kısımlarının dar, alt kısımlarının da kalın olduğunu söyler.

Küçük kızdan günlerce haber alamayınca meraklanan anne, dayanamayarak ona da telefon edip aynı soruyu sorar;

– ”Nasıldı kızım?”.

– ”Anneciğim, Lufthansa uçakları gibiydi”.

Bundan da bir şey anlamayan anne, hemen Lufthansa şirketini arar ve görevliye;

– ”Sizin uçaklarınızın özelliği nedir?”.

Görevli;

– ”Tabi hanımefendi, hemen söyleyeyim, uçaklarımızın en önemli özelliği her beş dakikada bir inip kalkmalarıdır”…

BONUS FIKRA

Tuhafiyeci dükkanından geçimini sağlayabiliyor, bir köşede üç beş kuruş da biriktirebiliyordu. Günün birinde sağındaki dükkan boşaldı, derken orası da tuhafiyeci oldu. Sonra solunda bir tuhafiyeci daha… Rekabet başladı, işleri kötüye gitti. Ama sonunda bir çözüm yolu buldu:

Sağındaki komşusu, dükkanının üzerine, gerçek ucuzluk burada yazdırmıştı. Solundaki, en büyük tuhafiye mağazası, yazılı bir bez asmıştı. Bizimki, ikisinin ortasına şu yazıyı koydurdu:

Mağazaya buradan girilir… Bir fabrikada muhasebeciye ihtiyaç vardır bunun için elemelere ihtiyaç duyulur fabrika sahibi 1 matematikçi 1 de muhasebeci çağırır ve en kolay soruyu sorar 2 x 2 kaç eder?

matematikçi 4 der

muhasebeci ise siz kaç istiyorsanız ben onu çıkartırım der.

“Hoca’yı ağaca çıkaralım. Pabuçlarını alıp uzaklaşarak biraz şaka yapalım” diye düşünmüşler. Hoca’nın yoldan geçeceği saatlerde, uçurtmalarını büyükçe bir ağaca taktırmışlar. Hoca’yı beklemeye başlamışlar. Hoca oradan geçerken de hemen etrafını sarmışlar:

– “Hocam uçurtmamız ağaca takıldı. Biz çıkıp kurtaramadık. Bize yardımcı olur musunuz?” demişler.

– “Hay hay” demiş Hoca. Ayakkabılarını çıkarıp sırt çantasına yerleştirmeye başlamış.

Çocuklar:

– “Hoca efendi onları niye yanına alıyorsun? Ağaçta pabuçları ne yapacaksın?” demişler.

– “Belli olmaz ki evlâtlarım” demiş Hoca; “Bu iyiliğime karşı Rabbim, belki bana ağaçtan öteye bir yol ikram eder.”

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here