Müsafir Temel

0

Dursun, imam nikahlı 4 karısıyla tek göz gecekonduda yaşamaktadır. arkadaşı temel’le karısı bir akşam ziyaretine gelir. karadenizlinin karadenizliye her daim ikramı, bir kaç kilo hamsi yapılır. yenilir, içilir sohbet edilir. vakit hayli geç olunca, dursun temel’i bırakmaz. yeriniz vardı, yoktu, olurdu, olmazdı derken temel ve karısı için de birer yer yatağı açar dursun.

hanımları bir yolunu bulup sitem ederler dursun’a. “ula dursun zaten yerimiz yok. ev tek oda. hem hani bu akşam hepimizle halvet edecektin?”

dursun da der ki “sırayla, bir saat arayla gidip dolabın kapısını açın. ben dolabın ışığında döşeğinizi bulup sizi memnun ederim”

sabah olmuş, dursun bütün hatunlarıyla aynı yöntemle sevişmiştir. temel de uyanır bi süre sonra.

-uşağım, nasıl rahat uyuyabildin mi?

-sorma dursun. balık çok tuzlu geldi. acaip susadım. sabaha kadar yandım kavruldum.

-e uşağım dolapta su vardı. kalkıp içseydin.

-ula nasıl kalkayım? dolabın kapısını açanı s*ktin!..

Peştemal

Timur ile Hoca bir gün hamama giderler. Hoşbeş ederken Timur, Hoca’ya sorar:

“Hoca, ben köle olsam bana kaç para değer biçerdin?”

Hoca:

“Ben bu işin tellalı değilim ama bir 15 akçe ederdin!”

Bu laf üstüne Timur çok sinirlerinir:

“Hoca” der “Senin dediğini kulağın duyuyormu? Sadece bu peştemal 15 akçe eder be!”

Hoca hiç istifini bozmadan:

“Ben zaten peştemale biçtim bu fiyatı!” der.

CEP TELEFONU YASAK

Temel otobüste cep telefonuyla Dursun’la konuşuyormuş.Otobüs şoförü Temel’i uyarmış: “Beyfendi cep telefonuyla konuşmanız yasak!” Bunun üzerine Temel: “Dursun benüm telefonla konuşmam yasakmus! Sen konuş ben dinliyrum!” demiş.

Üç Mektup

Padişah, Sadrazamı görevinden almıştı. Azledilen Sadrazam çelebi bir adamdı. Kendinden sonraki sadrazama görevi teslim ederken, eline üç zarf tutuşturdu. Kapalı zarflardı bunlar…

“Bak dostum…” dedi. Basın sıkışır, işler kötü gider ve içinden çıkılmaz hale gelirse, bu zarflardan birini aç. Ne yazıyorsa onu yerine getir. Yeni sadrazam altı ay içinde çuvallamıştı. Aklına “üç zarf” geldi.

Birincisini açtı. Tavsiye şuydu:

“Senden önceki dönemleri kötüle…”

Yeni sadrazam bir altı ayı da, kendinden öncekileri yerin dibine batıra çıkara geçirdi.

Ne var ki, işler hiç de iyi gitmiyordu. Toplumsal patlama kapıdaydı. Aklına yine “zarflar” geldi.

İkincisini açtı. Tavsiye şöyle:

“Çevreni kötüle…”

Sadrazam, bu telkini de yerine getirmeye çalıştı. Bir altı ay da böyle geçti ama; yine de çuvallamaktan kendini kurtaramadı.

Ve son zarfı açtı.

Kader ağlarını ormuştu.

Bu zarfın içinden kağıdın üzerinde şunlarn yazılıydı:

“Sen de şimdi üç zarf hazırla…”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here